« Önceki |

27/7/2009

   Kurşun kalemle ve uyduruk kağıtlarda başlardı mısralarım...mektuplarım bile kurşun kalemle yazılmıştır.
    Şimdi ne kurşun kalemim ne de elimin altında uyduruk kağıtlarım var.öyle dağınıktım ki her yazımı bi yerlerde unutur,sırlarımı,sakladıklarımı,kendi kendime ele verirdim...
     keşke o günlere ait bikaç küçük not bulsaydım..sanırım imkansız..o kadar çok göç yaşadım ki...anılarım sırlarım biyerlerde kayboldu...
   Koca bir kentde ufacık ben, nasıl oynuyor benle...ben beni ne çok zorladım.ne çok savaştım kendimle...soluksuz kaldığım her anımda kaleme sarıldım..mektup arkadaşlarım yok...uzunluğunu yarıştırdığımız mektuplarımızın adı bile yok...çizgili kağıdı ortadan ikiye böler sayfaları birbirine yapıştırır metrelerce mektubumuz olurdu....özledim belkide çocuk yüreğimin o masum mektuplaşmalarını...Şimdi bi başıma bir masa başında acemice kullandığım bir klavye....parmaklarda ürkek...oysa çocukluğum cıvıl cıvıl anlatırdı her anı.
yeniden başlamak için geç kaldım belki.Bu kadar yorulmadan gökyüzünü sise boğmadan durultmalıydım yüreğimi....

14/5/2009

BAHAR....

   Ve bir baharda geldi,geçiyor.....hüznüyle...bu defa leylak kokularını içime çekemedim...Ne çabuk solup gittiler.Belki de ben farkedemedim..Yaşlandığımı farkediyorum..Yaşadıklarım daha ağır ve yoğun.
    Ne çok öyküler dinledim bu sene.Her hikayeye afalladım kaldım.Duyduklarım karşısında
benmi kördüm yoksa,bu kadar kirlenmişliği,kirletilmişliği kaldıramıyordum artık..Neden bu kadar çok yalan...neden,niçin,ne adına...Kendine söyleyemeceğin yalanı başkalarına söylemişsin,ne anlamı var ki...dünyamızı kirletmekten başka ne işe yarar ki...
    Korkuyorum....kendimdenmi insanlardanmı bilemiyorum...beynimi avuçalarıma alıp sımsıkı tutabimek..standartlara indirebilmek.Beceremiyorum..

18/4/2009

BABA

Yarın 19 nisan............ve aklımdasın.özledim seni güzel dost,ayrılığın çok zor.gel desem gelemezsinki,son bi kez gül bana gül desem gülemezsinki....söylemem o sözü...bırakıp gittin beni ama ben bırakmam seni.içimdeki hasreti tüketmem...sana koşarım seni hayal ederim..kimse bilmez aysız kaldığımda sana sığındığımı.duvardaki resmine bakıp sana daldığımı.canım babam,hüznümü sevmezsin bilirim.ama seni çok özledim.sesini duymak istiyorum.eşya aralarından çıkan adres defterin.epeyce baktım.senin yazın.babacığım olsaydın da dizlerine yataydım.sevgilerin en yücesi ve en bitimsizi senmişsin.SENİ ÇOK SEVİYORUM BABACIĞIM

18/4/2009

KAVGA

  •       Kavgaya tutuldum.Sayende seninle kavgayı sanat haline getirdim.acıtıyoruz,kanatıyoruz birbirimizi.ve buna alışmış olmamız en kötüsü.iki yabancıyız aynı evde.nasıl uzak bakıyoruz  birbirimize.saygımızı yitiriyoruz.acaba diyorum.acaba hiç sevmedikmi birbirimizi.sadece zor günlerimizimi paylaşmak içinmi emek verdik.çünkü o süreç içinde herşey daha güzeldi.sen cezaevindeyken acılıydım,hasret çekiyordum ama bu acı daha betermiş.hayallerim vardı.düşlerimle süslüyordum hüzünlü zamanımı.ama şimdi düş falan kalmadı.içimi acıtan soğuk bakışlar kaldı.

18/4/2009

ZAMAN USTA DEMİŞTİN YA.............

     Hayatı akla uydurmak gerekir ama bilemezsinki,akla uygunu nedir.Bereket
çabuktur zaman ustanın eli başına vura vura sanada öğretir.
     Belkide bu cümleydi beni bu sanrılı hayata götüren.senden öğrenmiştim,sen
öğrenmiştin.şimdi karanlığım..sessizim...nereye gittiğimi bende bilmiyorum.İçimde
buğulu bişeyler var.beni ağrıtan ve acıtan.heyecanla baktığım yüzün nasıl yaban
cılaşmış.uzaksın bana..hemde çok uzak..neden kırdın böyle yüreğimi...şimdi bakıyorum da sana, nasıl becerdin bu kadar uzaklaştırmayı.Belki öfkem bu yüzden....
    Şimdi zaman usta deyip,deyip sana kızıyorum.onca acı,onca bekleyiş bugünler içimiydi...
seni seviyorum diyemiyorum artık.nasıl acıtır yüreğimi bilirmisin.şimdi isyanımla sana savaş açtım.Birazda kendimle savaşıyorum.darmadağın ettin beni.yüreğimi vurgun yemişe çevirdin.Sanırım bu sonbahar hüznünden arınamam artık.yenik,yitik ve bitiğim...

Kategorilerim

    Arkadaşlarım

    Bağlantılarım

    Blogcu ile yapıldı